|
لا إله إلا الله محمد
رسول الله
İnsan, İlah’ın
ne olduğunu, Rabb'ın ne anlama geldiğim,
ibadetin neden ibaret olduğunu, Dinin neye
dendiğim anlamazsa, şüphesiz, Kur'an-ı Kerim'in tamamı
onun gözleri önünden, manasından hiçbir şey anlaşılmayan,
gelişi güzel bir söz yığını gibi geçer gider. Bu
durumda da Tevhid'in hakikatini bilemez;
şirkin mahiyetini
kavrayamaz. ibadetini Allah'a tahsis etmeye gücü yetmediği
gibi, dininde de ihlasla Allah'a yönelemez. Bu dört
terimin ifade etmek istediği mana, şahsın zihninde kapalı,
karışık kalırsa ve onların manaları hakkında insanın
bilgisi noksan olursa, tabi ki ona Kur'an-ı Kerim'in
hidayet ve irşad adına sunduğu şeyler de karışık görünür.
Kur'an-ı Kerim'e inanmakla beraber inancı ile bütün
amelleri noksan kalır.
Saraylarını, kadınlarını ,ailelerini, evlerini,
vatanlarını kaybetmeyi göze alamayanlar, Millet-i
İbrahimden olamayan kimselerdir. Oysa Millet-i İbrahimde
böyle bir endişeye yer yoktur.

|